tesettür ve balkanlar bilgileri

tesettür ve balkanlar bilgileri

 490 BALKANLAR EL KİTABI
Rizos Nerulos gibi klasik aydınların muhalefetini kırdı. Otto.yayıimj ferinden istifade ile popülaritesinin en yüksek noktasına, Kırım Sava
Yunanlıların milliyetçi isteklerini benimsediği zaman erişti. Yunanı savaşında Rusya’yı destekleyerek TeseJya ve Epir’e asker soktu ise del Fransa’nın sert tepkisi ile karşılaştı ve bu iki devletin donanmaları
abluka altına alınca birliklerini geri çekmek zorunda kaldı. 1863 asken siyle devrilen Otto’nun yerine İngiltere’nin telkini ve diğer büyük ile 1863 Ekiminde Danimarka hanedanından VVilliam George, "Helenkri^^ George" unvanıyla Yunanistan krallığına getirildi. İngiltere, Kral I Ceorgfj, yiz” olarak Yedi Adayı hediye etti. Yeni kral 1864’te yeni bir anayasa ilanen^
Kırım savaşındaki başarısız teşebbüsten sonra Yunanistan’ınyayılmacijj^ lerle harekete geçmesi on yıl sürdü. Yunanlıların Girit'e gönderdikleripapj^ öğretmenlerin teşviki ile harekete geçen Girit Rumları 1866 baharındajt. ederek adanın Müslüman halkına karşı kıyım hareketine giriştiler. Asltı;;; Ağustos 1866’da büyük devletlere hitaben neşrettikleri bildiride 182rdenjj, Yunanistan’la birleşmek için mücadele ettiklerini belirterek, adadaki Osınjj egemenliğini ilga ve Yunanistan’la birleştiklerini ilan ettiler. Asiler, c dım görmedikçe amaçlarını gerçekleştiremeyeceklerini biliyorlardı veli le ümitlerini Rusya, Fransa ve Yunanistan’dan gelecek yardıma bağlamijlîj Prens Gorçakof, 1 Eylülde İngiltere ve Fransa’ya başvurup, Girit meselesiiıeg devletin birlikte müdahale etmesini istedi. Gorçakof, Türk elçisine de, *ûn(jk sı sizin için kaybolmuştur... Muhafaza edemeyeceğiniz bu adayı Yunanlılarıık kınız..." diyordu. Milliyetçilik hareketlerini destekleyen III. Napolyon'unGintb nusundaki tutumu da Gorçakof'tan farklı değildi. Avusturya, 1866TemniKyıı4 Sadova'da Prusya’dan ağır bir darbe yediği için Girit sorunu ile ilgilenecekt rumda değildi. Millî birliğini yeni tamamlamış olan İtalya ve GaribaldiGirilir destekledi. Osmanlı toprak bütünlüğünü korumak isteyen İngiltere ise isjıı karşı açık tavır aldı. İngiltere, Rusya’nın işbirliği teklifini reddettiği gibi, herfo letin ülkesindeki bir ayaklanmayı silah kuvveti ile bastırma hakkının BaMij! tanınması gerektiği görüşünde idi. İngiltere’nin bu tutumu Giritlileri» Yunanistan’ı hayal kırıklığına uğrattı. Yunanistan, Girit ayaklanmasınafiilenıı: dahale ederek Osmanlı Devleti ile bir savaşa girmeyi göze alamadı. Ancak,yum halkı GiriL e yardım için ayağa kalkmıştı. Bu sebeple Yunan hükümeti, Girit ark rine silah, para, eşya ve gönüllü olmak üzere her türlü yardımı gönderdi,Bakıî. Girit ayaklanmasını bastırmak ve aynı zamanda devletlerin müdahalesini önle mek için iki yola başvurdu. Birincisi, adaya 12 tugaylık bir kuvvet göndems oldu. Adanın dağlık olması ve asilerin de dağlara çekilerek gerilla tipi radcak leye başvurmaları dolayısıyla, Osmanlı Devleti de kuvvetlerini küçük parçala* ayırarak, asilerle aynı metotla mücadeleye başladı. Bu mücadele başarılı dik Diğer taraftan, sorunu barışçı tedbirlerle de çözmek için, adaya yeni birydn«-
BALKANLAR EL KİTABI İ491
şekli vermek istedi. Fransa, İngiltere hariç, Rusya ve diğer devletlerin de desteğiyle 1867 Martı sonunda, Osmanlı Devleti'ne Girit’te halk oylaması yapılmasını teklif etti. Bâbıâli bu teklifi reddederken. Sultan Abdülaziz, Fransa elçisine, OsmanlI Devleti’nin Girit’ten vazgeçmesi için ikinci bir Navarin gerekeceği cevabım verdi. Osmanlı Devleti’nin kararlı tutumu ve İngiltere’nin Bâbıâli’ye desteğini sürdürmesi, III. Napolyon’u geriletti. Sadrazam Âli Paşa, 1867 Ekiminde bizzat Girit’e giderek durumu ele aldı. Âli Paşa yaptığı incelemelerden sonra, asiler için genel af ilan etti ve Hıristiyanlara geniş yetkiler ve yönetime katılma hakkı tanıyan Girit Vilayeti Nizamnamesi 10 Ocak 1868 tarihli bir fermanla ilan edildi. Bu düzenleme ada Rumlarının büyük çoğunluğunu tatmin ettiği halde adadaki kargaşa sona erdirilemedi. Âli Paşa Yunanistan’dan yardım gördükçe, Girit’te asilerin silahlarını bırakmayacaklarının farkında idi. Bâbıâli, bu sebeple 4 Aralık 1868’de Yunanistan’a verdiği notada Yunanistan’ın Girit ayaklanmasına yaptığı her çeşit yardımların ve verdiği her türlü desteğin durdurulmasını istedi. Yunan Hükümeti, 9 Aralık’ta Yunanistan’ın bağımsız ve anayasal bir devlet olduğunu ve ne antlaşmaların ve ne de milletlerarası hukukun, kendisine, Osmanlı Devletine yardım etme yükümlülüğünü vermediğini bildirdi. Bâbıâli 11 Aralık’ta Yunanistan’a 5 gün süreli bir ültimatom verdi ve 16 Aralık’ta Yunanistan’la diplomatik münasebetlerini kesti. Böylece, Osmanlı Devleti ile Yunanistan savaşın eşeğine geldiler. Bu durum Avrupa’da büyük heyecan uyandırdı. Fransa savaşı önlemek amacı ile konunun 1856 Paris Antlaşması’nı imzalayan devletlerin kanlımı ile Paris’te bir konferansta ele alınmasını teklif etti. Osmanlı Devleti, kendisinin toprak bütünlüğünün ve Girid’deki yönetiminin görüşülmemesi şartı ile bu teklifi kabul etti. 9-20 Ocak 1869’da Paris’te yapılan konferansa Yunanistan gözlemci olarak katıldı. Konferansta, Osmanlı Devleti’nin statükonun devamı, Yunanistan’ın Girit sorununa karışmaması, bu amaçla oluşturulan çetelerin dağıtılması ve Yunan gemilerinin adaya silah ve gönüllü nakline son verilmesi isteği kabul edildi ve Girit nizamnamesinin uygulanmasına karar verildi.tesettür Girit meselesi bu şekilde dondurulmuş oluyordu.
Girit ayaklanmasının bastırılması ve Sırp ve Bulgar milliyetçiliğinin yükselişi ve Yunanistan’ın muhtemel yayılma alanlarından Makedonya’ya göz dikmeleri Yunanistan’ı önceliklerini gözden geçirmek durumunda bıraktı. 1870’de Bulgar Eksarhlığı’nın kurulması Makedonya’yı aynı mezhepte iki kilisenin dinî ve ulusal mücadele sahası haline getirdi. Eksarhlık kurulmadan önce Yunan yayılmacıları Makedonya’da Patrikhane’ye bağlı Ortodoks unsurları kendi yanlarına çekebileceklerini ümit ediyorlardı. Ancak, Eksarhlık irredentism yanlılarının planlarını alt üst etti. Patrikhane bir eparhiyada aynı mezhepten iki metropolit bulunmasının kilise kanunlarına aykırı olduğu iddiasıyla hem Eksarhm İstanbul’da bulunmasına, hem de Eksarhhğm ruhani sınırlarının genişlemesine imkan veren Eksarhlık fermanının 10. maddesine şiddetle karşı çıkarak Bulgar Eksarhlığı’nı
492İ BALICANLAR EL KİTABI
tanımadığı gibi 1872 Eylülünde Eksarhhğa mensup Bulgarları
Philf,
milliyetçilik) ile suçlayarak şizmatik ilan etti. Oysa, Patrikhane
yetçi esaslarla kurulan Yunan kilisesini philetism ile suçlamarnıştı ^ Osmanlı-Rus Harbi ile Bulgaristan'ın muhtariyet elde etmesi ve Rumeli’yi ilhak ettikten sonra Makedonya’ya göz dikmesi, bölgeyj hası olarak gören Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan’ı karşı karş^'*'** Yunanistan bu arada Berlin anlaşmasında öngörülen sınır düzenlemesi^"^
1881 yılında Teselya’nın bir bölümü ile Yenişehir'i (Larissa) topraidj^ı.
mıştı. Patrikhane dinî gerekçelerle Makedonya’da Eksarhlığın yeni mernl^
likler elde etmesine, kendisine bağlı cemaatin Bulgar kilisesine geçmey
Patrikhane adında tescilli kilise ve mekteplerin Bulgarlar taralından ı karşı koymakla birlikte, onun mücadelesi seküler Yunan rnilliyetçiliğininij^ leri ile örtüşûyordu. 1877-1904 ynllan arasında Makedonya’daki Yunantntk^, lerinin sayısı altı kat arttı. Buna karşılık, Yunanistan ve Patrikhane, 18%-ı^ yıllarında Bulgar Eksarhlığı’nın Makedonya’da Ohri, Üsküp, Köprülü, Nevnfe, Manastır, Debre ve Ustrumca’da metropolitlikler elde etmesine engel olan^ 1ar, Makedonya’daki Bulgar ve Rum metropolit, papaz ve öğretmenleri 6-,^^ ve Yunan davaları için çalışıyorlardı. Diğer taraftan, Bulgar komitelerine Atina ve Belgrad’dan destekli Yunan ve Sırp komitelerinin kurulması gedi:*. di. Megali İdea ile özdeşleşen ve tarih yazıcılığımızda sıklıkla 1814'tekmk FiUki Eteria ile karıştırılan Etniki Eteria 1894’te Makedonya davası içinkunife Andartes adı verilen Yunan çeteleri, Bulgar çeteleri ile çarpışıyordu.
Makedonya’daki rakip milliyetçilikler karşısında 1880 ve 18Wks Yunanistan'ın yayılmacılık politikası dalgalı bir seyir izledi. 187 5-1895 jıfr arasında yedi kez başbakan olan Harilaos Trikupis, Yunan ulusunun biıtışa uluslararası risk almadan önce devletin modernleştirilmesi ve ekonomininşt lendirilmesi görüşünde idi. Trikupis, bu sebeple Osmanh Devleti ile uıiaşs politikası takip etti. Onun başlıca rakibi olan ve 1885-1905 yıllanndabejk başbakanlık yapan Theodoros Deliyannis ise tutkulu bir Megalo İdea tsıst. idi. Deliyannis 1896’da Atina’da ilk uluslararası olimpiyat oyunlannıtertife:: Oyunlar onun için sadece sportif bir eylem olmakla kalmayıp, antiki’emote Yunanistan’ın aynı olduğu mesajını taşıyordu. Deliyannis, böylece yajılnudl politikalarını meşrulaştırmak için bölgenin en eski sahibinin Yunanistanoi» ğunu ilan etmiş oluyordu. Onun saldırgan politikası ilk olarak 1886'daOsaS Devleti ile Yunanistan’ı savaşın eşiğine getirmişti. Bulgaristan’ın ŞarkiRumîk! ilhakından ve Fransa’nın desteğinden cesaret alan Deliyannis Girit, Epii'i Makedonya’yı istiyordu. Teselya üzerinde Türk sınırına asker yığması,İngte' ve Rusya’yı telaşlandırdı. Bu iki devletin Yunan kıyılarını ablukaya almaa«î nın geçen Yunan birliklerinin geri püskürtülmesi üzerine istifa etmekzon^ kaldı. Yerine geçen Trikupis silahsızlanmayı kabul edince sorun çözûlmûşolis
Oeliyannis’in Girit sorununa yeniden el atması, 1897 Türk-Yunan savaşına neden oldu.
Bâbıâli, Berlin anlaşmasının 23. maddesindeki ıslahat taahhüdünü ifa için 1868 fermanını genişleterek 25 Ekim 1878’de Halepa sözleşmesini imzalamış-B. Buna göre, ada valisi Hıristiyan veya Müslüman olabilecek ve görev süresi beş yıl için olacaktı. Vali yardımcısı diğer unsurdan olacaktı. Üyelerinden 49'u Hıristiyanlardan, 31’i de Müslümanlardan müteşekkil 80 üyeli bir meclis kurulacak, Türkçe ve Rumca resmi dil olacaktı. Bu sözleşme ile adanın yönetiminde halk ve özellikle Rumlar söz sahibi kılındığından, uzlaşma Rumları memnun etti ve bir süre sükûnet hüküm sürdü. 1886’da Müslüman ve Hıristiyanlar arasında çatışmalar çıktı. 1889’da ise enos/s yanlılarının isyanı üzerine Müslüman köylüler şehirlere sığındılar. Bunun üzerine Sultan, Halepa sözleşmesinin bazı esasla-nnı kaldırdı ve meclisin üye sayısını azalttı. 11. Abdülhamid Girit'eyeni kuvvetler göndererek, 1890’da ayaklanmayı bastırdı ve adada sıkıyönetim başladı. 1894'de adanın Yunanistan’a ilhakı amacıyla Apokoron’da Epitropi adlı bir örgüt kuruldu. 1895 Ermeni ayaklanması üzerine, düvel-i muazzamanın İstanbul'a donanma göndermesi ve Avrupa’da oluşan Osmanlı karşıtı kamuoyu, Girit Rumlarını tekrar harekete geçirdi ve 1895 sonlarında yeni bir ayaklanma çıktı. Rumların Müslümanlara saldırması üzerine, iki taraf arasında çıkan çatışmalar bütün adaya yayıldı. Bâbıâli, Ermeni sorunu ile uğraştığından Girit sorununu büyütmemek için, Rumların imtiyazlarından bir kısmını iade etti ve Aleksandr Karateodori’yi vali atadı. Bu sırada Etniki Eterya örgütü de Girit’e silah, cephane ve gönüllü göndermekteydi. Yunan Kralı Georgi, 1895 Aralık ayında devletlere başvurup, müdahale etmemeleri halinde Yunanistan’ın Girit’e müdahale edeceğini bildirdi. Bunun üzerine. Batılı devletlerin İstanbul’daki elçilerinin Girit Rumlarının isteklerini göz önünde tutarak hazırladıkları reform tasarısını, Bâbıâli 1896 Ağustosunda kabul etti.tesettür Girit Rumları da 1896 Eylülünde bu projeyi kabul ettiler. Halepa sözleşmesi tekrar yürürlüğe konuyordu. Girit’e beşer yıl süreli Hıristiyan valiler tayin edilecek ve memurlukların üçte ikisi Rumlara verilecekti. Ayrıca, 1889 Temmuzunda Rumların istediği üzere, jandarma örgütü AvrupalIlardan kurulacak ve Avrupalı uzmanlar tarafından adlî reformlar yapılacaktı. Bu program, adaya barış getirebilirdi; ancak, Deliyannis’in yayılmacı politikası, Etniki Eterya’nın adaya silah şevki ve Giritlileri isyana teşvik etmesi, 1897 Şubatında Kandiye, Hanya ve Resmo'da Müslümanlarla Rumlar arasında çatışmalara sebep oldu. Yunan kamuoyu Girit için seferber olmuştu. Yunan Kralı Georgi, hal-b arzusuna karşı çıkarsa kendisini devirmelerinden korktu ve Girit’e takviye getiren Türk gemilerini engellemek için, ikinci oğlu Prens Georgi komutasında bir Yunan filosunu 10 Şubatta Girit’e yolladı. Bu sırada Girit Rumları adayı Vunanistan'a ilhak ettiklerini duyurdular. 13 Şubatta Albay Vassos komutasında 2.000 kişilik bir Yunan kuvveti Girit’e çıkarak adayı işgal etti. Yunanistan'ın bu
hareketini tasvip etmeyen Batılı devletler, Hanya önlerine donanma Almanya, İngiltere, Fransa ve Rusya adaya muhtariyet verilmesi konu^'*^\ şarak 2 Martta Yunanistan’ın askerlerini adadan çekmesini istediler,y\ bu isteği reddedince 21 Martta Girit’i ablukaya aldılar. Osmanlı Dev|'*'**\ lik teklifini kabul etmesine rağmen, Yunanistan tutumunu yumuşah!S lakis seferberlik ilan etti. Yunanistan'a göre, Osmanlı Devleti’ne
• savaşj
Etniki Eterya vasıtasıyla Makedonya ayaklandırılacak ve Makedonya'da^^ kazanmak için Sırbistan ve Bulgaristan da Osmanlı Devleti'ne saldnacai,*^ nunda zafer Yunanistan’ın olacaktı. Yunanistan’ın bu amaçla daha Şubat j'*''' Teselya sınırında askeri hazırlıklara girişmesi üzerine, Osmanlı Devleti vaş hazırlıklarına başlamıştı. Nisan 1897 başında. Yunan subayları kcu),|,L’’ daki gönüllü birlikler Makedonya’yı ayaklandırmak amacı ile Osmanlı saldırınca, Bâbıâli 18 Nisan 1897’de Yunanistan’a savaş ilan etti. SavaşbJ sona Türk kuvvetlerinin üstünlüğü altında cereyan etti. Müşir EthemPaş,^ mutasındaki Türk kuvvetleri, savaş ilanının ertesi günü Milona muharekjj. kazandılar. 25 Nisan’da Yenişehir, 26 Nisan’da Tırhala Osmanlı kuvvetleri,,' eline geçti ve Yunan birlikleri Varda’ya çekilmeye zorlandı. Yunanlılar kav,, lerini Dömeke’de topladı. 17 Mayıs’ta yapılan bir günlük muharebe ileDümij zapt edildi. Türk Ordusu için artık Atina yolu açılmış bulunuyordu. Yunaıijj tekrar savaşa teşebbüs ettilerse de, bu sefer Volo (Golos) da Türk ordusıuj eline geçti. Bu yenilgiler üzerine Deliyannis hükümeti düştü. Atina'da hak jj leyan içindeydi ve Yunan kralını sorumlu tutuyordu. Yeni başbakan Skuluk devletlerin aracılığını istemiş ve 10 Mayıs’ta Girit için özerklik teklifini 1(4 etmişti. Yunanistan Girit’in ilhakından vazgeçiyordu.tesettür İngiltere ve Rusya'nınlsı kışı üzerine Osmanlı Devleti savaşı durdurmayı kabul etti ve 21 Mayıs 189T4 mütareke imzalandı. 1897 savaşı askeri açıdan Megali İdea için tam birfiju ko ile sonuçlanmıştı. Ancak, bu sırada diplomasi devreye girdi ve Yunanisöıı't başvurusu üzerine, devletler aracılık için harekete geçtiler. Osmanlı Dok Yunanistan ile savaştığı halde barış müzakerelerini Batılı devletler ile yapdıı Türk-Yunan barışı 4 Aralık 1897’de İstanbul’da imzalandı. Osmanlı Devitti' milyon lira savaş tazminatı ile Teselya hududunda bazı toprak parçalaniejı tinmek zorunda kaldı. Diğer taraftan, İngiltere ve Rusya, özerkliği kabuledfe Girit’e Yunan veliahdı Georgi’nin vali tayini konusunda anlaştılar. Osmanlıbit meti özellikle Rusya’nın baskısı üzerine Prens Georgi’nin valiliğini kabuletM zorunda kaldı. Vali meselesi tartışılırken, 1898 Eylülünde Hanya'da çıkaul® şıklıklarda İngiliz askerleri ile Müslümanlar arasında çarpışmalar oldu. Buob' bahane eden İngiltere, Osmanlı Devleti’nin, adadaki askerlerini geri çekuıei.' ve adanın İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya’nın ortak işgaline bırakılmasııus tedi. İngiltere’nin ültimatom niteliğindeki bu isteği, diğer devletler tarabnfc da desteklenince, Osmanlı Devleti Girit’i tahliye etti. 8 yıl süre ile Giritvalilff atanan Georgi, 21 Aralık 1898’de adanın idaresini üzerine aldı. Girit hukuk

BALKANLAR EL KİTABI İ495
özerk olarak OsmanlI hükümetine bağlı kalmakla birlikte Yunan veliahdının vali tayini ile fiiliyatta enosis gerçekleşmişti. Savaş sonrasında Makedonya'da durum Bulgaristan lehine döndü. Sultan Abdülhamid, Stoilov hükümetinin savaş sırasında Bulgaristan’ın uslu durması karşılığında Manastır, Ustrumca ve Debre’ye Bulgar metropolitleri tayini isteğini kabul etmişti. Ancak vaat ettiği atamaların resmen ilanını barış görüşmelerinin etkilenmemesi için barış akdinden sonra ilan etti. 1897 savaşı, 1903 Bulgar isyanına kadar Makedonya’da Yunan davasının gerilemesine sebep oldu. BabIâli’nin bu isyandan sonra Bulgar komitelerini tenkile ağırlık vermesi Yunanlıları rahatlattı. 5 Ekim 1908’de Bulgaristan’ın bağımsızlık ilanı ve ertesi gün Avusturya’nın Bosna’yı ilhak etmesinin ardından, 8 Ekim’de Girit Meclisi adanın Yunanistan’a katıldığını ilan etti. Ancak, Bâbıâli ve Batılı devletler bunu tanımadılar. Osmanh Devleti’nin Balkan Savaşlarındaki yenilgisi üzerine, Yunanistan, Ege Makedonyası ile birlikte Girit ve Ege adalarından bir çoğunu ilhak etti. Ancak, yeni toprak kazanımlar! Megali İdea davasını tatmin için yeterli değildi. Bir sonraki büyük hedef, 1. Dünya savaşından sonra Venizelos idaresinde girişilecek olan ve başarısızlıkla sonuçlanan Batı Anadolu macerası idi.tesettür