tesettür ve balkanlar bilgi
eden Nikola Paşiç Sırbistan'a geri döndü ve Radikal Parti’yi yeniden ln,^‘ taraftarı siyaset izleyen parti, ülkenin yönetimini büyük ölçüde ele gelişmeler aynı zamanda liberal muhalefeti de keskinleştirmekteydi,Ol^ ■ bir siyasî çalkantı dönemi başladı. Bu durumdan istifade eden kral Nisan 1893’te bir darbe yaparak naipliği ve hükümeti feshetti. 1894’telib^" telik taşıyan 1888 Anayasası'nı ilga edip yerine 1869 Anayasası'nı gedrdj ı.üzerine çok sıkı sansürler koydu. Bütün bu uygulamalar Sırbistan'daltU^ suzluğu gittikçe artırmaktaydı. 1900’de adı skandallara karışmış Dragaliijj, evlenmesi Aleksander'a karşı oluşan muhalefeti daha da güçlendirdi. 29jı' 1903’te milliyetçi genç subaylar sarayı basıp Aleksander’ı, kansını, kan ve savaş bakanını katlettiler. Knez Aleksander Karacorceviç'in oğlupp 15 Haziran 1903'te Sırbistan kralı olarak tahta çıktı. Böylelikle Sırbisti;' Obrenoviçler dönemi bir daha açılmamak üzere kapandı.
XIX. yrüzyılın ikinci yarısından sonra da Sırbistan’da temel geçimkaymjj rım ve hayrvancılık olmaya devam etti. Toprakların dağıtılması, borç ve benj nedenlerle parçalanma, tarımsal verimin önünde büyük engeller olarakIj. 1870'lerden 1910-12’ye kadar Sırbistan'da kişi başına tarımsal üretimHf; geriledi. Hayvancılık, tarımsal üretimin en başat sektörüydü. 1859’datoplu-, rımsal hâsılatın % 51’i hayvan besiciliğinden elde edilmişti. Hayvancılığa be ihracat Sırbistan'ın temel ihracat kaymağıydı. 1862-64’te canlı hayvanÜ® Sırbistan'ın toplam ihracatının % 61'ne denk geliyordu. Canlı hayvanticartfc önemli bir kısmını oluşturan domuz ihracatı, yüzyılın sonuna doğru aıalnr başladı. Ormanların tahribatı doğal yaşam ve beslenme alanı orman olaı» muzların beslenme maliyetini yükseltti. Öte taraftan 1878'den sonraAvustıış domuz ticaretinde sağladığı kolaylıkları koz olarak kullanmaya ve bu ticaretin sık müdahale etmeye başladı. Yüzyılın sonunda domuz ticareti Sırp ekonoııfe deki başat rolünü kaybetti.
Şehirde oturan halk kırsal kesime nazaran daha zengindi. Buzenginiîîb lerde ikamet eden memur kesimin varlığından, yakın köy ve kasabalarlayap^ küçük çaplı ticaretten, terzilik, ayakkabıcılık, demircilik ve doğramacılıkğiSi şitli zanaat kollarından elde ediliyordu. Şehirde oturan tüccarlar şehir ve lî tısı mülklerin önemli bir kısmını ellerinde tutuyorlardı. Sanayi ile ilgiliKj büslerde kayda değer bir başarı elde edilemedi. 1852’de Belgrad'daSırbisti ilk fabrikası açıldı ama işletilemedi. Sanayi üretimi hantal ve yüksekraaliş yapılmaya devam etti. Büyük miktarlarda ve büyük pazarlar için mamul mil timi oldukça düşük kaldı.
XIX. yüzyıl boyunca Sırbistan, sık sık siyasî buhranlarla yüz yüze geldi. Ilrtidarın çok sık el değiştirmesi uygulanan İdarî, hukukî, malî ve ekonomik politikalardaki istikrarı önemli ölçüde ortadan kaldırdı. Her yeni gelen iktidar toplumsal destek tabanını genişletmek için popülist politikalara başvurma yoluna gitti. Bunun yanında savaşlar toprak kazançlarına rağmen ülkeye ağır maliyetler yükledi. İmar ve iskân faaliyetlerinde de parlak bir gelişme kaydedilemedi. Bütün bunların yanında bazı antropologların üzerinde önemli durdukları tembellik kültürünün mevcudiyeti özerkliğini görece erken elde eden Sırbistan’ın sosyo-ekonomik alandaki gelişmesinin önünde bir engel olarak kaldı.
KAYNAKÇA
Ahmed Cevdet Paşa. Tarih-i Cevdet, 1V-X, İstanbul, 1309
Anderson, Matthevv S. Doğu Sorunu 1774-1923 Uluslararası İlişkiler Üzerine Bir İnceleme (Çev. İdil Eser], İstanbul, 2001 Anzulovic, Branimir. Heavenly Serbia from Myth to Genocide, London, 1999 Arseniyeviç, Batalaka Lazar. Istorija srpskog ustanka, 1-11, Beograd, 1898-99 Belgradî Raşid, Tarih-i Vak'a-i Hayretnüma-i Belgrad ve Sırbistan, 1, İstanbul, 1291
Tarih-i Vak'a-i Hayretnüma-i Belgrad ve Sırbistan, 11, [Neş. Fatma Erten. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1991]
Börekçi, M. Çetin. Osmanlı İmparatorluğu'nda Sırp Meselesi, İstanbul, 2001 Corceviç, Miroslav. Pitanje samouprave Srbije 1791-1830, Beograd, 1972 —,Srbija u ustanku, Beograd, 1979.
Cımibert, Bartelomeo. Srpski ustanak i prva vladavina Milosa Obrenovica 1804-1850, l-II, (Çev. Milenko Vesniç], Beograd, 1988.
Çubriloviç, Vasa. Istorije politicke misli u Srbiji XIX Veka, Beograd, 1958 Gavriloviç, Mihailo, Milos Obrenovic, TIII, 1813-1835 [Miloş Obrenoviç 1, 1813-1835], Beograd, 1908-1912
Hehn, Paul. "Man and the State in Serbia, from the Fourteenth to the Mid-Nineteenth Century: A Study in Centralist and Anti-Centralist Conflict.” Balkan Studies, III, 1986: 3-27
lelavich, Barbara. History of the Balkans Eighteenth and Nineteenth Centuries, New York, 1983
lîallay, Benjamin. Die Geschichte des serbischen Aufstandes 1807-1810, Wien, 1910
iöndiç, Lyubitsa. Skupstine u sistemu vlasti drzave Prvog ustanka (1804-1813), Beograd, 1963.
Karaciç, Vuk Stefan. Prvi i drugi srpski ustanak, Beograd, 1947, Lyuşiç, Radoş. Knezevina Srbija (1830-1839), Beograd, 1986 VoMKaradorde, Beograd, 2003.
Meriage, Lawrance R "The First Serbian Uprising C1804-i8i3j Nineteenth-Century Origins of the Eastern Question.” Slavk s 1978; 421-439.
Novakoviç, Stoyan. Uskrs drzave srpske politiCko-historijska studijaj» srpskom ustanku 1804-1813,Zagreb, 1931.
Palairet, Michael. Balkan Ekonomileri 1800-1914 Kalkınmasız Evrim, [^, Edirne) İstanbul, 2000.
Panteliç, Duşan. Beogradski paSaluk pred Prvi srpski ustanak, Beograd, 1949.
PavIowitch, Stevan K. A History of the Balkans, London, 1999.
Ranke, Leopold. Srbija i Turska u Devetnaestom Veku, (1844), (Çev, S|^ Novakoviç), Beograd, 1892.
Ristelhueber, Rene. "The Serbs.” A History of the Balkans Peoples, NevvYortti^ Shaw, Stanford. Betvveen Old and New The Ottoman Empire under Sultan Sân 1789-1807, Cambridge-Massachusetts, 1971
...., OsmanlI İmparatorluğu ve Modern Türkiye, II (Çev. Mehmet Hama;
İstanbul, 1994
Simpson, VVilIiam-Jones, Martin. Europe, 1783-1914, New York, 2000 Stoianovich Traian. "Conquering Balkan Orthodox Merchant.” Thejomii Economic History, XX, 1960: 234-313,
Stoyançeviç, Vladimir. Srbija u vreme Prvog ustanka, Leskovats, 1980 Südland, L. V. juznoslavensko pitanje, (Çev: Fedor Pucek), Varazdin, 199Ö. Temperley, Harold. History of Serbia, London, 1919 Vucinich, VVayne S. (Ed.) The First Serbian Uprising 1804-1813, New York,® Vuço, Nikola. Privredna istorije Srbije do Prvog svetskog rata, Beograd, 1955 Vukiçeviç, Milenko. Karadorde l-ll (1752-1807), Beograd, 1907; 1912 VVhite, George W. Nationalism and Territory Constructing Group Id&ıtif Southeastern Europe, New York, 1999 Yakşiç, Grugur. Evropa i vaskrs Srbije (1804-1830), (1907), Beograd,1933 Yankoviç, Dragosiav. Srpska drzava Prvog ustanka, Beograd, 1984 Yovanoviç, Slobodan. Ustavobranitelji i njihova vlada -Druga vlada Müı* Mihaila, Beograd, 1933
...., Vlada Milana Obrenovica (1868-1878), Beograd, 1926.
YUNANİSTAN’DA BAĞIMSIZ DEVLET
Yrd. Doç. Dr. Aşkın Koyuncu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Ondokuzuncu yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu, bir tarafta Rumeli’de ayanların gücünü kırmaya ve merkezi otoritesini güçlendirmeye çalışırken, diğer tarafta reformlar karşısında başkentteki yeniçeri ve ulemanın muhalefetini kırmaya çalışıyordu. Balkanlardaki Hıristiyan tebaası ise bu sıralarda en belirgin özelliği milliyetçilik düşüncesinin yaygınlaşması olan ve ulus devletlerin kurulması ile sonuçlanan yeni bir safhaya girmiş bulunuyordu. 1804-1878 yıllarında Sırp, Yunan, Romen, Karadağlı ve Bulgarlar bağımsız ya da otonom devletler kurmak suretiyle imparatorluktan ayrıldılar. Ancak, Balkan halklarından hiçbirisi haricî destek almaksızın Osmanlı imparatorluğuna karşı yürüttükleri ulusal bağımsızlık mücadelelerinde başarı kazanamamışlardır. Bağımsızlık, belli ölçülerde dahilî ve haricî faktörlerin eş zamanlı olarak bir araya gelmesi ile mümkün olabilecek bir olgudur. Balkanlarda ulus devletlerin kurulması süreci, Osmanlı Devleti'nin zayıflaması ve devletlerarası güç dengelerinin değişmesi, Balkan halkları arasında aydınlanma düşüncesinin ve milliyetçiliğin yayılması ile Batılı devletlerin emperyalist politikaları ve müdahaleleri gibi etkenler etrafında gelişmiştir. Değişik etnik gruplara göre farklı tarihsel gelişimlere sahip olmakla birlikte Balkanlarda ulus devletlerin doğuşu, ekonomik ve kültürel gelişim-bi-linçlenme; isyan ya da isyanlar; dış müdahale ile gelen otonomi veya bağımsızlık aşamalarından geçmiştir. Balkan halklarının ulusal bağımsızlık çabalarını göz ardı etmemekle birlikte, başta Rusya, İngiltere ve Fransa’nın isyan hareketlerine müdahale ettikleri ve ulusal bağımsızlık hareketlerinde Osmanh-Rus savaşlarının belirleyici bir rol oynadığı görülür. Yunanistan, Osmanlı Devleti’nin Balkan topraklarında bu suretle kurulan ilk bağımsız ulus devlettir. Keza, Sırp otonomisi (1830) bu suretle cereyan ettiği gibi, Eflak-Boğdan’ın Prens Aleksander Kuza'nın şahsında birleştirilmesi (1857-59) de Rusya’nın desteği ve Âli Paşa’nm müzahereti ile gerçekleşmiştir.tesettür 1875-1878 Balkan krizi Rusya’nın Balkanlara tekrar fiili müdahalesine ve yeni bir Osmanh-Rus savaşına sebep olmuş ve neti-
474İ BALKANLAR EL KİTABI
cede Romanya, Sırbistan, Karadağ bağımsız, Bulgaristan ise muhtarı, Yunanistan'ın ardından millî devletler olarak Balkanlarda boy göstj Dolayısıyla, Balkanlarda ulus devletin doğum zamanını son tahlilde # müdahalesi, Rus müdahalesinin şeklini ise İngiltere’nin tavrı belirlen,^'
Ulus ve ulusçuluk 18. yüzyıl sonları ile 19. yüzyıl başlarında ortayaç,|j, türel bir yapım türüdür ve inşa esasına dayanır. Başka bir deyişle bu İ|qn "'i modern dönemlerin bir ürünüdür. Ulus devletlerin "yeni"olduklanyayg|J^ kabul edilmiş bir olgu olmakla birlikte, genellikle siyasal ifadesi olrnaiıjj * da bulundukları ulusun ezeli bir geçmişten kaynaklandığına inanılır,Dok * ulusçu düşüncenin merkezinde, ulusların bilinmeyen bir zamandan berjdj* oldukları ve uluslar dünyasındaki saygın yerlerini almak ya daonlanij^ nesnesi durumundan kurtarmak için milliyetçiler tarafından uzun uykuları,, uyandırılmaları gerektiği kanaati yatar. Bağımsızlıklarından buyanaYunanj|^ ve diğer Balkan devletlerinde de bu olgu hakimdir. Bu bağlamda, Balkaaij, yazıcılığında da ulusu, geleneksel olarak neredeyse tarihin kendisi kadares||j|| varlık olarak değerlendirme yaklaşımı yaygındır. Benzer şekilde Türk tarili)^ cılığı da ulusu yekpâre ve değişmez bir organizma olarak algılama eğilimimiij Bağımsızlığa giden süreci nitelemek için kullanılan "ulusal uyanış","yenidtn^ ğuş”, "rönesans", gibi terimler ulusun eskiliği ve uykudan uyanışına vurgujjjj Bu vurguda kadimlik, devamlılık ve ilgili coğrafyada meşruiyet iddiasıgiıliı^ Kökeni Herder ve Fichte'ye kadar uzanan romantik yaklaşım, sosyal dijijj ve kültürel bir topluluk olarak ulusu, devleti önceleyen bir konuma yedeşh Bu senaryoya göre ezelden beri var olan ulusa, bunu fark etmesi öğretümiii! ulus, zincirlerini kırarak ayağa kalkmış ve devleti kurmuştur. Halbuki,Oıt^ kavimleriyle aradaki niteliksel farklılıkları vurgulamak için ulusunyenM ğuşu yerine, ulusun doğuşundan veya inşasından söz etmek gerekir. Öteyaııfe uluslaşma süreci, ilgili halklar arasında eş zamanlı ve etkileri aynı andafe dilen, muhayyel ulusun bütün fertlerinin katkıda bulunduğu bir gelişiraçiıp göstermez. Ulus, ilgili halkın mukadderatı ile ilgili olarak ortak eylemkopııy teneğine sahip kitlesel bir organizmadır. Dolayısıyla, ulus, bir papazın,keşif daskahn, entelektüelin, gazetecinin veya edebiyatçının onu hayal etmesiikt günde teşekkül etmez.tesettür Bu sebeple, ulus, devleti değil, bilakis, tek merkezde» re edilen sosyal, ekonomi ve kültür politikaları ile, tarihin seferberliği ile,kıs eğitim ve zorunlu askerlik kanalıyla, okuryazarlığın - iletişiminyaygınlaşünl» sı ile ancak devlet, etnisiteden türdeş bir ulus inşa edebilir. Böyle bir dösf mün mali yükünü de ancak devlet karşılayabilir. Devlet, ulusal cemaatinntı» olarak tasarlayan entelektüellerin çizdiği yolu takip eder, ancak ulus inja& onların rollerinden daha etkin bir güce sahiptir. Bu olguyu, "etnisite+ntf devlet= ulus" formülü ile izah etmek mümkündür. Bunu yaparken meşr*'-ve referans noktası dil, tarih ve coğrafyadır. Bu üç bilim dalının Atina,tesettür
