tesettür modelleri ve balkanlar konu

tesettür modelleri ve balkanlar konu 

jnla OsmanlI Devleti’nin parçalanması yönünde planlar tatbik eden batılı ivletlerin güdümüne girmeye başlamış, buna bağlı olarak da ilgili devletlerin amaçlan doğrultusunda Osmanlı Devleti aleyhine olan her türlü faaliyette elerini almışlardır. Osmanhlar, diğer tebaalarında olduğu gibi Bulgarlara da yönden baskı siyaseti gütmediler. Bulgarlar genellikle reaya adını taşıyan,
' vergiyesınıfları halinde kaldılar. Adil bir idare, imtiyazlı tüccar sınıfının bulunması ve benzeri müspet Osmanlı siyasetine rağmen, XVII. yüzyıl orta-Ijnııda Bulgaristan'da haydut denilen çeteler türeyerek Osmanlı idaresine karşı uyan etmeye başladılar ve her fırsatta düşman ordularıyla OsmanlIlara karşı tiirleşmekten geri kalmadılar.
tesettür modelleri XIX. yüzyıla kadar Osmanlı yönetiminden şikayetçi olmayan Bulgarların 1789 Fransız İhtilali'nin milliyetçilik akımını ortaya çıkarması ve Rusların Panslavist politikası ile Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin Bulgarları istis-jıan, Bulgaristan'da isyan komitelerinin kurulmasına ve bölgede ilk olayların başlamasına sebep olmuştur. Ancak ilk zamanlar Bulgar halkının desteklemediği bu isyan komitelerinin hareketleri zamanla Paisii, Sofroni, Neophtos gibi Bulgar papazlarının ve Jorge Venelin adlı Rus fıloloğun çalışmaları ile genişlemeye başladı. Bulgar papazlar ve Jorge Venelin’in yürüttüğü bu faaliyetler meyvesini vererek Bulgarlarda bağımsızlık düşüncesini tetikledi. Neticede bazı ayaklanma teşebbüsleri oldu (âkat elebaşıların bertaraf edilmesiyle bir isyan çıkması engellendi. Bulgarların Osmanlı İmparatorluğu’na karşı ilk ciddi hareketleri 1841 plında Tanzimat'ın uygulanmaya başlamasıyla birlikte yürürlüğe konan düzenlemelerden kaynaklanmaktaydı. Bu hareketler, 1841 yılında vergilerin ağırlığı ve Osmanlı memurlarının Bulgarlara kötü muamale ettiği iddiasıyla Leskofça ve Niş şehir ve köylerinde ayaklanma şeklinde başlamıştır. İsyan kısa sürede bas-tınlmasına rağmen, büyük devletlerin de müdahalelerine yol açmıştır. Nitekim veıji ve bazı idari düzenlemeler yapılmasına karşın, Rusların kendilerine destek verecekleri ve onları Osmanlı yönetimine karşı ezdirmeyeceklerini belirten keşaıınameler dağıtmak suretiyle Bulgarları isyana teşvik etmeleri yüzünden 1849yılında Vidin'de yeniden isyan çıktı ve iki yıl sürdü. Osmanhlar bu isyanı da {içlükle bastırabildi. Buna karşılık Kırım Savaşı Rusya'nın müstakil Bulgaristan planlannı bir müddet ileri bir tarihe erteletti. Osmanlı hükümeti, bu isyanlar karşısında "Çorbacı Nizamnamesi" gibi bazı kanuni tedbirler alarak, Bulgaristan'da asayişi korumaya çalıştı. Tuna vilayetinin başına bu maksatlarla getirilen ve ge-lişyetkilere sahip bulunan Mithat Paşa, Bulgaristan’a birçok hizmetler yaptı. Hatta Mithat Paşa, Hıristiyanlara yaranmak için ay yıldızlı Türk bayrağına bir de kaçilaveetti. Bulgar ihtilal merkez komitesinin 20 Nisan 1875’te Koprivştitsa ve Panagyuviste'de başlattıkları büyük isyanı da bastırdı.
Balkanlarda din ve etnik grupları birleştirerek, teşvikler yapan Panslavistlerin fe, Rus Çarı 11. Aleksandr, Bulgar din adamlarının Rum Patrikhanesi tarafın-
dan tayin edilmemelerini Bulgarlara telkin etti. Bulgarlar, pek beri müstakil bir Bulgar kilisesi kurmak istemekteydiler. 1848’de
Daha Bulgar Kilisesi’nin kurulması için çalışmalar yapılırken 1867'dedip da hazırlanan bir Bulgar isyanı patlak verdi. Bükreş, İbrail, VergöğügibiE||j|p'' hazırlanan çeteler Tuna’yı geçerek Ziştovi’de halkı isyana teşvik ettiler, Mithat Paşa tarafından bastırıldı. Asiler Rusçuk ve Tırnova'da muhakemeeı]| rek idam edildiler. Ancak yeni isyan hazırlıkları yapılmaya devam etti. Nite^ 1875 yılında Rusya’nın Filibe ve Rusçuk konsoloslarının da yardımıyla kuojj, yeni ihtilal cemiyetleri ortaya çıkarıldı. Buna rağmen idarecilerin acizlikleriı^, deniyle 1876 Nisanında büyük bir isyanın çıkmasına engel olunamadı.Tûrkletjr meskun olduğu köy ve kasabalar yakılıp yıkıldı ve Müslüman halk katliama | radı. Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın Rus elçisi Ignatiyef’in sözlerine gir hareket etmesi nedeniyle isyanın bastırılması daha da güçleşti. Pekçokyer)> kıldı, yıkıldı ve yağmalanarak harabeye çevrildi. Nihayetinde 18.000 kişife askeri güç gönderilerek isyan hareketi zorlukla bastırılabilmişti. 1877-18İÎ Osmanlı-Rus Harbi sırasında Ruslarla işbirliği yapan Bulgarlar Türklerekaıj büyük bir zulüm yapmışlardı. Rusların desteğiyle katliam, talan ve) da, başta Müslümanların mabet, imaret, mezarlıklar olmak üzere, 1 her şey büyük çapta tahrip ve yok edilmişti. Ayastefanos (Yeşilköy] I ile Bulgarlar, Tuna boyundan Balkan’a, Kavala’dan Selanik’e kadarki Egekıyılı rina, Karadeniz’den Ohri gölünün batısına kadar yayılan büyük bir Bulgarisbı kurmaya niyet etmişlerdi. Böylece 1000 yıl önce "bütün Bulgarların ve Greklei çarı ve mutlak hakimi" unvanı takılan 1. Boris (893-927) döneminde Bulgarlara kurmayı başarmış oldukları Ortaçağ İmparatorluğu, kısmen de olsayenideııla)' rulmak istenmişti. Fakat Berlin Antlaşması’yla Tuna ile Balkanlar arasındaSoffi Niğbolu, Ziştovi, Rusçuk, Silistre, Varna, Şumnu, Lofça ve Tırnova gibi şehitltıi kapsayan OsmanlIlara bağlı bir Bulgaristan Prensliği kuruldu. Ayrıca aynıantlii-ma ile Filibe, İslimye, Eski Zağra, Tatarpazarcığı, Burgaz, ve Hasköy sancakla®’ dan meydana gelen Doğu Rumeli muhtar vilayeti teşekkül edilmesi, I liyetçilerini hayal kırıklığına uğratmıştı. Buna rağmen bu yeni I 1885 yılında Doğu Rumeli vilayetini ilhak ederek Osmanlı İmparatorluğu a# ne genişlemesini sürdürdü.
tesettür modelleri Sonuç olarak, Osmanlı hakimiyeti bu dönemden sonra Bulgaristan'da sona ^finiştir. OsmanlIlar zamanında Bulgaristan’da Osmanlı Devleti’nin diğer bölgelerine nazaran çok tesirli bir Osmanlı idaresi kurulmuştur. Bölge, Osmanlı j)(onomisine büyük oranda tarımsal ve hayvansal ürünlerle katkı sağlamıştır. Özellikle bölgenin buğdayı, sığırı, atı, arpası, tuzu, balı, bal mumu, İstanbul başta olmak üzere bütün Osmanlı topraklarına ve dış dünyaya satılmaktaydı. Pirinç, tütün, pamuk, anason, susam, karpuz, kavun gibi ürünlerle leylak, lale, sümbül, laranfil gibi bazı çiçekler daha sonraki dönemlerde Bulgar köylülerinin ekonomisinde önemli bir yere sahip olmuştur. Osmanlı Bulgaristam'nda en kalıcı Osmanlı-Türk tesiri mutfak alanında görülmektedir. Bazı yemekler, örneğin Türk sarması, turşusu Bulgaristan’ın millî yemekleri arasına girrniştir. Diğer yandan Türk müziği, kuyumculuğu ve aşçılığı da Bulgaristan’da toplum üzerinde etki bırakan unsurlar arasında zikredilebilir. Buna mukabil Türkmen Yürükleri de Hıristiyan Bulgar çiftçilerinden tarımsal faaliyetlerle ilgili tecrübeler kazandılar. Bulgarca’da Türkçe başta olmak üzere Arapça ve Farsça kökenli bazı terim ve kelimeler yer almıştır. Buna rağmen Osmanlı yönetimin hoşgörüsü sayesinde Bulgar halkı dillerini, Hıristiyanlığın temel ahlaki değerlerini ve millî kültürel hayatın geleneklerini muhafaza etmişlerdir. Aynı zamanda Türk yönetimi altında diğer Balkan memleketlerinde de bu hoşgörü örneğini görmek mümkündür. Bulgaristan’daki Türk etkisi mimaride, dokumacılıkta, giyimde, dilde, sanatta ve toplum hayatının her alanında hala devam etmektedir.tesettür modelleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder